4 Haziran 2016, İzmir,
Seferihisar’da Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından organize
edilen “Uluslararası Semah Sempozyumu ve Semah Buluşması”da yaptığım sunum.
3 Kasım 2019
Seferihisar’da Hüseyin Gazi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından organize
edilen “Uluslararası Semah Sempozyumu ve Semah Buluşması”da yaptığım sunum.
Alevi-Bektaşi
İbadetinde Semah
İbadetinde Semah
Ahmet
Koçak
Koçak
Merhabalar
canlar, bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu etkinliği
düzenleyen, emeği geçen tüm canlara ve siz değerli katılımcılara saygı ve
sevgilerimi sunuyorum.
canlar, bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu etkinliği
düzenleyen, emeği geçen tüm canlara ve siz değerli katılımcılara saygı ve
sevgilerimi sunuyorum.
Bu
tarz çalışmalar önemli ve kolay olan çalışmalar değil, biliyorum. Böyle önemli çalışmalar
yaptıkları için arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
tarz çalışmalar önemli ve kolay olan çalışmalar değil, biliyorum. Böyle önemli çalışmalar
yaptıkları için arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Değerli
konuklar, bugün “Semahlar” üzerine
sizlerle muhabbet edeceğiz. Sabahtan bu yana izledik, dinledik. Alanda akademik
çalışma yapmış canlarımız, bugüne kadar duymadığımız yeni bilgilerle ve bulgularla
bizim de ufkumuzu açan sunumlar yaptılar.
konuklar, bugün “Semahlar” üzerine
sizlerle muhabbet edeceğiz. Sabahtan bu yana izledik, dinledik. Alanda akademik
çalışma yapmış canlarımız, bugüne kadar duymadığımız yeni bilgilerle ve bulgularla
bizim de ufkumuzu açan sunumlar yaptılar.
Sunum
yapan arkadaşlarla aşağı-yukarı aynı şeyleri düşünüyoruz, söylüyoruz, ama en
son konuşmacı sevgili Ali Aksüt’ün söylediği, “Mevlevi Semaı”nın “Alevi-Bektaşi
Semahı” içerisinde görülme meselesi özellikle, Alevi-Bektaşi Semahlarının, asimilasyonunda
günümüzün temel sorunlarından birisi. Benim sunumum da asimilasyon üzerine
olduğu için buraya değinmeden asimilasyonu ifade edemem, anlatamam…
yapan arkadaşlarla aşağı-yukarı aynı şeyleri düşünüyoruz, söylüyoruz, ama en
son konuşmacı sevgili Ali Aksüt’ün söylediği, “Mevlevi Semaı”nın “Alevi-Bektaşi
Semahı” içerisinde görülme meselesi özellikle, Alevi-Bektaşi Semahlarının, asimilasyonunda
günümüzün temel sorunlarından birisi. Benim sunumum da asimilasyon üzerine
olduğu için buraya değinmeden asimilasyonu ifade edemem, anlatamam…
Bu
konuda kim ne söylemiş biraz ona değineceğim. Kendi görüşlerimi ifade edeceğim,
ama ondan önce kent koşullarında semah üzerine, yani cemevlerinde dönülen
semahlar üzerine yaşadıklarımdan yola çıkarak bir yolculuk yapmak istiyorum.
konuda kim ne söylemiş biraz ona değineceğim. Kendi görüşlerimi ifade edeceğim,
ama ondan önce kent koşullarında semah üzerine, yani cemevlerinde dönülen
semahlar üzerine yaşadıklarımdan yola çıkarak bir yolculuk yapmak istiyorum.
“Asimilasyon” diyoruz, ama asimilasyon
neden oluştu? Asimilasyonun bir neden-sonuç ilişkisi var. Bir şey durduk yere
yabancılaşmaz kendisine, durduk yere tersine gelişmez. Bir konuyu konuşuyorsan
mutlaka nedeni vardır. Bu nedenleri, son yirmi beş yıllık Alevi-Bektaşi
örgütlülüğünün sürecine bakıp, değerlendirme yapmak istiyorum.
neden oluştu? Asimilasyonun bir neden-sonuç ilişkisi var. Bir şey durduk yere
yabancılaşmaz kendisine, durduk yere tersine gelişmez. Bir konuyu konuşuyorsan
mutlaka nedeni vardır. Bu nedenleri, son yirmi beş yıllık Alevi-Bektaşi
örgütlülüğünün sürecine bakıp, değerlendirme yapmak istiyorum.
1980’li
yılların sonlarına doğru, dernekler yeni açılmaya başlamıştı. Bu dernekler köy
dernekleri, yöre dernekleri olarak açıldı. Kişiler ya da toplum, o bölgenin
insanları kendilerini oralarda var etmeye çalıştılar. Bir araya gelmenin
mücadelesini vermeye çalıştılar.
yılların sonlarına doğru, dernekler yeni açılmaya başlamıştı. Bu dernekler köy
dernekleri, yöre dernekleri olarak açıldı. Kişiler ya da toplum, o bölgenin
insanları kendilerini oralarda var etmeye çalıştılar. Bir araya gelmenin
mücadelesini vermeye çalıştılar.
1986
yılından sonra kültür-sanatla ilgili dernekler kurulmaya başladı. O derneği
kuran topluluğun bir “aidiyet”
meselesi vardı. Kültür-sanat ile ilgili olan canlarımız, halk bilimi kapsamı
içerisinde olan tiyatro, orta oyun, halk müziği, halk oyunları gibi çalışmalar
yaptı.
yılından sonra kültür-sanatla ilgili dernekler kurulmaya başladı. O derneği
kuran topluluğun bir “aidiyet”
meselesi vardı. Kültür-sanat ile ilgili olan canlarımız, halk bilimi kapsamı
içerisinde olan tiyatro, orta oyun, halk müziği, halk oyunları gibi çalışmalar
yaptı.
HASAD-Halk
Amatör Sanatçılar Derneği de bunlardan birisiydi. Bu dernekte tiyatro, halk
oyunları, müzik alanlarında çalışmalar yapılıyordu. Ben de müziğe olan ilgimden
dolayı dernekteki koro çalışmalarına katılıyordum.
Amatör Sanatçılar Derneği de bunlardan birisiydi. Bu dernekte tiyatro, halk
oyunları, müzik alanlarında çalışmalar yapılıyordu. Ben de müziğe olan ilgimden
dolayı dernekteki koro çalışmalarına katılıyordum.
Semahın
Ne Olduğunu İlk Öğrendiğim Tarih
Ne Olduğunu İlk Öğrendiğim Tarih
Yönetici
arkadaşlar bir gün, “Hafta sonu Semah çalışmamız
var” dediler. Arkadaşlar, semah çalışması deyince aklıma Ruhi Su’nun “Semahlar” adlı albümü geldi. “Herhalde biz de o ‘Semahlar’ albümündeki semahları söyleyeceğiz” diye
düşünerek arkadaşlara “çalışmalara ben de
katılırım” dedim.
arkadaşlar bir gün, “Hafta sonu Semah çalışmamız
var” dediler. Arkadaşlar, semah çalışması deyince aklıma Ruhi Su’nun “Semahlar” adlı albümü geldi. “Herhalde biz de o ‘Semahlar’ albümündeki semahları söyleyeceğiz” diye
düşünerek arkadaşlara “çalışmalara ben de
katılırım” dedim.
O
hafta sonu, derneğe gittim, bir baktım ki semah bedene dayalı bir etkinlik… Bedensel
engelli olduğum için dedim ki, “Ben
oturayım, bu beni aşıyor.” O an anladım ki, arkadaşlar nezaket icabı bana
söylememişler. Oturdum çalışmaları izledim…
hafta sonu, derneğe gittim, bir baktım ki semah bedene dayalı bir etkinlik… Bedensel
engelli olduğum için dedim ki, “Ben
oturayım, bu beni aşıyor.” O an anladım ki, arkadaşlar nezaket icabı bana
söylememişler. Oturdum çalışmaları izledim…
Ben
Aleviyim, ama semahın ne olduğuna yirmi iki yaşımda ilk kez burada tanık oldum.
Semahı bedence yapamasam da bağlama çaldığım için daha sonraki yıllarda bağlamam
ile semahlara eşlik etmeye çalıştım.
Aleviyim, ama semahın ne olduğuna yirmi iki yaşımda ilk kez burada tanık oldum.
Semahı bedence yapamasam da bağlama çaldığım için daha sonraki yıllarda bağlamam
ile semahlara eşlik etmeye çalıştım.
O
yıllarda derneklerde, gençlere semahlar öğretilirken aynı zamanda semahlar
üzerinden aidiyet kimliğini de öğretmeye başladılar. Gençlere Alevi olduğunu
hatırlatmaya başladılar, bu anlamıyla çok önemliydi. Alanlarda semah dönmek,
kültürel etkinliklerde ya da pikniklerde semah dönmek bir aidiyeti ifade
ediyordu. Bu yapıldı, hepimiz yaptık o dönemlerde…
yıllarda derneklerde, gençlere semahlar öğretilirken aynı zamanda semahlar
üzerinden aidiyet kimliğini de öğretmeye başladılar. Gençlere Alevi olduğunu
hatırlatmaya başladılar, bu anlamıyla çok önemliydi. Alanlarda semah dönmek,
kültürel etkinliklerde ya da pikniklerde semah dönmek bir aidiyeti ifade
ediyordu. Bu yapıldı, hepimiz yaptık o dönemlerde…
“Semah Ekibi” kavramını da o yıllarda
duymaya başladık: Şahkulu Dergâhı Semah Ekibi, Karacaahmet Dergâhı Semah Ekibi
gibi… Bir de biz, o dönem semah ekibi kurduk, adına “Figür Gösteri Sanatları Topluluğu” dedik. O dönemde, diğer gösteri
sanatlarının yanında semahları da icra etmeye başladık.
duymaya başladık: Şahkulu Dergâhı Semah Ekibi, Karacaahmet Dergâhı Semah Ekibi
gibi… Bir de biz, o dönem semah ekibi kurduk, adına “Figür Gösteri Sanatları Topluluğu” dedik. O dönemde, diğer gösteri
sanatlarının yanında semahları da icra etmeye başladık.
1990’lı
yılların başlarında, Alevi örgütlülüğünün gelişme sürecine kadar, Hacı Bektaş
Veli Anma Etkinliği, Abdal Musa Anma Etkinliği gibi, Pirler adına yapılan
etkinliklere gidip yapılan bu çalışmaları sergiledik. Bunu sergilerken kendini
tanımak, kendini o semah üzerinden ifade etmek gibi bir niyet vardı, en azından
bizim böyle bir niyetimiz vardı.
yılların başlarında, Alevi örgütlülüğünün gelişme sürecine kadar, Hacı Bektaş
Veli Anma Etkinliği, Abdal Musa Anma Etkinliği gibi, Pirler adına yapılan
etkinliklere gidip yapılan bu çalışmaları sergiledik. Bunu sergilerken kendini
tanımak, kendini o semah üzerinden ifade etmek gibi bir niyet vardı, en azından
bizim böyle bir niyetimiz vardı.
Ekip
olabilmek için kıyafet dikilmesi lazımdı, sahne sanatı sonuçta… Karacaahmet
daha geleneksel, üç etek vs., gibi geleneksel kıyafetler giyiyor; Şahkulu Dergahı
da öyle… Biz de moderniz ya(!) modern bir kıyafet yapalım dedik. Bize bu
esinti, tiyatro sanatçısı rahmetli Mehmet Akan’dan geldi. Mehmet Akan, Dostlar
Tiyatrosu’ndaydı, 1970’li yılların sonlarında “Su Semahları” diye yaptığı sahne sanatı gösterileri vardı. Tabii
1986 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesinden Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın öğrencileriyle
yaptığı semah çalışmaları da vardı. Bunları da o dönem görmüştük. Bunlardan esinlenerek
biz de modern bir semah kıyafeti yapalım dedik.
olabilmek için kıyafet dikilmesi lazımdı, sahne sanatı sonuçta… Karacaahmet
daha geleneksel, üç etek vs., gibi geleneksel kıyafetler giyiyor; Şahkulu Dergahı
da öyle… Biz de moderniz ya(!) modern bir kıyafet yapalım dedik. Bize bu
esinti, tiyatro sanatçısı rahmetli Mehmet Akan’dan geldi. Mehmet Akan, Dostlar
Tiyatrosu’ndaydı, 1970’li yılların sonlarında “Su Semahları” diye yaptığı sahne sanatı gösterileri vardı. Tabii
1986 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesinden Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın öğrencileriyle
yaptığı semah çalışmaları da vardı. Bunları da o dönem görmüştük. Bunlardan esinlenerek
biz de modern bir semah kıyafeti yapalım dedik.
Yaptığımız
semah kıyafetleri ile ilk 1987 yılında Abdal Musa Anma Etkinliklerine gittik. Etkinlikte
o kıyafetlerle semah döndük, ama sonradan bir baktık ki Anadolu’nun birçok
ilinden gelen semah ekibi canlarımızın kıyafetleri farklı. Daha doğrusu günlük
kıyafetlerle etkinlikte sahneye çıkıyorlardı. O zaman biz sorgulamaya başladık,
“Niye bu insanlar kendi yerel kıyafetleri
ile semahlarını dönüyor? Biz niye modernize ediyoruz?”
semah kıyafetleri ile ilk 1987 yılında Abdal Musa Anma Etkinliklerine gittik. Etkinlikte
o kıyafetlerle semah döndük, ama sonradan bir baktık ki Anadolu’nun birçok
ilinden gelen semah ekibi canlarımızın kıyafetleri farklı. Daha doğrusu günlük
kıyafetlerle etkinlikte sahneye çıkıyorlardı. O zaman biz sorgulamaya başladık,
“Niye bu insanlar kendi yerel kıyafetleri
ile semahlarını dönüyor? Biz niye modernize ediyoruz?”
Sonrasında
arkadaşlarla şöyle bir konuşma geçti aramızda: “Biz günlük kıyafetimizle semah dönelim, en azından orijinaline biraz
daha yaklaşırız.” Bu söylediklerim 1988 yılında yaşanıyor… 1988’de Alevi
dernekleri yeni yeni kuruluyor, Sivas Katliamı yaşanmamış, yani Alevilerin
kendi kimliğini haykırmadığı bir dönemden bahsediyorum.
arkadaşlarla şöyle bir konuşma geçti aramızda: “Biz günlük kıyafetimizle semah dönelim, en azından orijinaline biraz
daha yaklaşırız.” Bu söylediklerim 1988 yılında yaşanıyor… 1988’de Alevi
dernekleri yeni yeni kuruluyor, Sivas Katliamı yaşanmamış, yani Alevilerin
kendi kimliğini haykırmadığı bir dönemden bahsediyorum.
O
tarihlerde kitlesel katılımın olduğu iki etkinlik vardı: Birincisi
Hacıbektaş’ta, ikincisi de Antalya, Elmalı, Tekke köyünde yapılıyordu. Biz
yaptığımız çalışmaları sadece oralarda sergiliyorduk. Bunun yanında İstanbul’da
bazı sendika gecelerinde semahlar döndük.
tarihlerde kitlesel katılımın olduğu iki etkinlik vardı: Birincisi
Hacıbektaş’ta, ikincisi de Antalya, Elmalı, Tekke köyünde yapılıyordu. Biz
yaptığımız çalışmaları sadece oralarda sergiliyorduk. Bunun yanında İstanbul’da
bazı sendika gecelerinde semahlar döndük.
İlk
Ceme Girişim, Semahın Cemdeki Yeri ve Asimilasyon
Ceme Girişim, Semahın Cemdeki Yeri ve Asimilasyon
Ceme
ilk tanıklığım değil, ama ne olduğunu anladığım ilk ceme Antalya, Elmalı, Tekke
köyünde katıldım. Cemi Malatya’dan gelen Hıdır Koluaçık dede yürütmüştü. Orada
birçok şey kafamızda şekillenmişti: Semahın on iki hizmetten biri olduğu, semahın
cemlerde yapılması ve cemin içerisinde olması, ibadetin bir parçası olduğu…
ilk tanıklığım değil, ama ne olduğunu anladığım ilk ceme Antalya, Elmalı, Tekke
köyünde katıldım. Cemi Malatya’dan gelen Hıdır Koluaçık dede yürütmüştü. Orada
birçok şey kafamızda şekillenmişti: Semahın on iki hizmetten biri olduğu, semahın
cemlerde yapılması ve cemin içerisinde olması, ibadetin bir parçası olduğu…
Semahların
yeniden özüne dönmesi gerektiği fikrini daha o günlerde arkadaşlarla konuşmaya
başladık. Çıkardığımız sonuç şöyle olmuştu: Cemevlerinde, derneklerde gençlere
semahları öğretebilirsiniz, ama semahın folklorik ve sahne sanatı tarafını
öğretirseniz, insanlar semaha sadece o boyutu ile bakar; bütünleşmez. Bunu
ısrarla devam ettirirsek, asimilasyona hizmet etmiş oluruz.
yeniden özüne dönmesi gerektiği fikrini daha o günlerde arkadaşlarla konuşmaya
başladık. Çıkardığımız sonuç şöyle olmuştu: Cemevlerinde, derneklerde gençlere
semahları öğretebilirsiniz, ama semahın folklorik ve sahne sanatı tarafını
öğretirseniz, insanlar semaha sadece o boyutu ile bakar; bütünleşmez. Bunu
ısrarla devam ettirirsek, asimilasyona hizmet etmiş oluruz.
Değerli
konuklar, asimilasyon, yozlaşma, yabancılaşma bir şeyin aslından kopması,
başkalaşması demektir.
konuklar, asimilasyon, yozlaşma, yabancılaşma bir şeyin aslından kopması,
başkalaşması demektir.
Semahlarda
yaşanan asimilasyonu anlayabilmemiz için öncelikle semahların ne olduğu üzerine
birkaç şey söylemekte yarar var, diye düşünüyorum.
yaşanan asimilasyonu anlayabilmemiz için öncelikle semahların ne olduğu üzerine
birkaç şey söylemekte yarar var, diye düşünüyorum.
Semah
Hakkında Birkaç Şey
Hakkında Birkaç Şey
Alevi-Bektaşi
inancı, Semahın kaynağını Kırklar Söylencesine dayandırmaktadır. Sanırım bu
söylenceyi bilmeyeniniz yok. Kırkların yaptığı gizli toplantıya da Kırklar Cemi
denmektedir. Bu cem Alevilerin kutsadığı erenlerin cemidir. Ve bugün yapılan
ibadetin ana kaynağı olarak kabul edilir.
inancı, Semahın kaynağını Kırklar Söylencesine dayandırmaktadır. Sanırım bu
söylenceyi bilmeyeniniz yok. Kırkların yaptığı gizli toplantıya da Kırklar Cemi
denmektedir. Bu cem Alevilerin kutsadığı erenlerin cemidir. Ve bugün yapılan
ibadetin ana kaynağı olarak kabul edilir.
Biliyorsunuz
cem, Alevi-Bektaşi inancının ibadetinin adıdır. Semah da cemde yapılan on iki
hizmetten biridir. Dolayısıyla semah cemsiz, cem de semahsız düşünülemez.
cem, Alevi-Bektaşi inancının ibadetinin adıdır. Semah da cemde yapılan on iki
hizmetten biridir. Dolayısıyla semah cemsiz, cem de semahsız düşünülemez.
Semahta
amaç esrime, kendinden geçme yolu ile tanrıya ulaşmaktır. Semah dönenler;
duygunun, sevginin, aşkın dorukta olduğu bir trans halini yaşarlar.
amaç esrime, kendinden geçme yolu ile tanrıya ulaşmaktır. Semah dönenler;
duygunun, sevginin, aşkın dorukta olduğu bir trans halini yaşarlar.
Aleviler
arasında “Semah oynama” veya “Semah oyunu” gibi terimler kullanılmaz.
“Semah dönme” veya “yürüme” gibi sözler kullanılır. Semah
dönülürken, Dede’nin oturduğu makama sırt dönülmez.
arasında “Semah oynama” veya “Semah oyunu” gibi terimler kullanılmaz.
“Semah dönme” veya “yürüme” gibi sözler kullanılır. Semah
dönülürken, Dede’nin oturduğu makama sırt dönülmez.
Semah
halk arasında yaygın adla saz olarak bilinen bağlama eşliğinde dönülür. Bağlama
bazı yörelerde kutsal sayılıp duvara asılır. Bağlama çalınacağı zaman,
bağlamayı çalacak olana veren kişi öpüp başına koyar, alan kişi de öpüp başına
koymadan çalmaya başlamaz.
halk arasında yaygın adla saz olarak bilinen bağlama eşliğinde dönülür. Bağlama
bazı yörelerde kutsal sayılıp duvara asılır. Bağlama çalınacağı zaman,
bağlamayı çalacak olana veren kişi öpüp başına koyar, alan kişi de öpüp başına
koymadan çalmaya başlamaz.
Semahlarda
bölgesel ayrılıklar görülür. Bunu nedeni toplumun yaşam biçiminden kaynaklanır.
bölgesel ayrılıklar görülür. Bunu nedeni toplumun yaşam biçiminden kaynaklanır.
Asimilasyona
Açık Kapı
Açık Kapı
Semahın
yozlaştırılmasına gelen genel eleştiriler şöyledir:
yozlaştırılmasına gelen genel eleştiriler şöyledir:
“Sözde semah adı
altında başka inancın figürlerini ve sözlerini çağrıştıran uydurma semahlarla
örneğin Mevlevi Semaı’nın cemlerimizde yapılmasına karşıyız.”
altında başka inancın figürlerini ve sözlerini çağrıştıran uydurma semahlarla
örneğin Mevlevi Semaı’nın cemlerimizde yapılmasına karşıyız.”
Bu
konudaki yapılan eleştiriler Alevilerin diğer demokratik talepleri kadar
önemlidir. Bu konular Alevi-Bektaşi inancını zaafa uğratmaya, asimile etmeye en
uygun, en açık, en yatkın konulardır.
konudaki yapılan eleştiriler Alevilerin diğer demokratik talepleri kadar
önemlidir. Bu konular Alevi-Bektaşi inancını zaafa uğratmaya, asimile etmeye en
uygun, en açık, en yatkın konulardır.
İlahiyatçı
Mustafa Cemil Kılıç bir makalesinde cem ve semahlardaki asimilasyon üzerine
şunları söylemektedir:
Mustafa Cemil Kılıç bir makalesinde cem ve semahlardaki asimilasyon üzerine
şunları söylemektedir:
“Hiçbir tefsir
kitabında bu ayetlerle semahın kastedildiğine yer verilmese de Aleviler
semahlarını Kur’anileştirmek amacıyla mezkûr ayetleri tevil etmektedirler.
Bunda egemen dini çevrelerin Alevileri ve onların ibadet gördüğü ritüelleri
istihfaf etmelerinin büyük rolü vardır. Kendilerine yönelik istihfafı bu yolla
göğüslemeye çalışan Aleviler, son dönemde gerek ayin-i cemlerde gerekse başkaca
pek çok dinsel uygulamalarında Kur’an ayetlerine aşırı derecede gönderme yapmak
durumunda kalmaktadırlar. Bu durum bir yönüyle de Alevilerin ne denli büyük ve
etkili bir asimilasyon baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir.”
kitabında bu ayetlerle semahın kastedildiğine yer verilmese de Aleviler
semahlarını Kur’anileştirmek amacıyla mezkûr ayetleri tevil etmektedirler.
Bunda egemen dini çevrelerin Alevileri ve onların ibadet gördüğü ritüelleri
istihfaf etmelerinin büyük rolü vardır. Kendilerine yönelik istihfafı bu yolla
göğüslemeye çalışan Aleviler, son dönemde gerek ayin-i cemlerde gerekse başkaca
pek çok dinsel uygulamalarında Kur’an ayetlerine aşırı derecede gönderme yapmak
durumunda kalmaktadırlar. Bu durum bir yönüyle de Alevilerin ne denli büyük ve
etkili bir asimilasyon baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir.”
Ulu
Orta Yerlerde Semah Dönmek
Orta Yerlerde Semah Dönmek
Semahlar
cemlerin dışında açık ortamlarda, çeşitli kültürel etkinliklerin yanında
düğünlerde bile sergilenmeye başlanmıştır. Bunun birçok nedeni var. Uzun yıllar
baskı altında kalan Aleviler inancını gizli yapmak zorunda kalmıştır.
cemlerin dışında açık ortamlarda, çeşitli kültürel etkinliklerin yanında
düğünlerde bile sergilenmeye başlanmıştır. Bunun birçok nedeni var. Uzun yıllar
baskı altında kalan Aleviler inancını gizli yapmak zorunda kalmıştır.
Aleviler
ne zaman ki kendisini ifade etmeye başlamıştır, işte o dönemde ibadetinin bazı
ritüellerini özellikle semahı açık ortamlarda yapar olmuştur. Bu, yüzyılların
baskısına karşı bir haykırış, bir duruştu. Bu dönemi az önce ayrıntılarıyla
anlatmaya çalıştım. O yılları bir anlamda böyle kabul etmeliyiz. Tabii, bunun
sonucunda belli tehlikeler de kendisi göstermiştir.
ne zaman ki kendisini ifade etmeye başlamıştır, işte o dönemde ibadetinin bazı
ritüellerini özellikle semahı açık ortamlarda yapar olmuştur. Bu, yüzyılların
baskısına karşı bir haykırış, bir duruştu. Bu dönemi az önce ayrıntılarıyla
anlatmaya çalıştım. O yılları bir anlamda böyle kabul etmeliyiz. Tabii, bunun
sonucunda belli tehlikeler de kendisi göstermiştir.
Cemlerde
Mevlevi Semahı Dönmek
Mevlevi Semahı Dönmek
Bunun
en belirgin olanı bir kısım Alevi çevrelerin yaptıkları cemlerde Mevlevi Sema’ı
dönmeleri ve semazenlere yer vermeleridir. Bu çevreler bunu yaparken de
gelenekselliğe atıfta bulunarak, kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Bu
çevrenin ya da çevrelerin kim olduğunu biliyoruz. Bu çevrenin temsilcileri
yaptıkların şeyin doğruluğunu kanıtlamak için yazılar da yazdılar.
en belirgin olanı bir kısım Alevi çevrelerin yaptıkları cemlerde Mevlevi Sema’ı
dönmeleri ve semazenlere yer vermeleridir. Bu çevreler bunu yaparken de
gelenekselliğe atıfta bulunarak, kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Bu
çevrenin ya da çevrelerin kim olduğunu biliyoruz. Bu çevrenin temsilcileri
yaptıkların şeyin doğruluğunu kanıtlamak için yazılar da yazdılar.
“Mevlevi Semahı asimilasyon mudur?” Alevi
İslam Din Hizmetleri Başkanı Ali Rıza Uğurlu 1 Temmuz 2009 tarihinde Habercem sitesine yazdığı yazıda bu
soruyu ve başka soruları soruyor ve yanıtını veriyor:
İslam Din Hizmetleri Başkanı Ali Rıza Uğurlu 1 Temmuz 2009 tarihinde Habercem sitesine yazdığı yazıda bu
soruyu ve başka soruları soruyor ve yanıtını veriyor:
“Cemleriniz de
niçin Mevlevi semahı dönülüyor?
niçin Mevlevi semahı dönülüyor?
-Dönersek ne
olur?
olur?
-Asimilasyon
olup, Sünnileşirsiniz? Böyle diyorlar cemlerimiz de döndüğümüz için. Soruyoruz:
-Mevlana’yı tanıyor musunuz?
olup, Sünnileşirsiniz? Böyle diyorlar cemlerimiz de döndüğümüz için. Soruyoruz:
-Mevlana’yı tanıyor musunuz?
Sadece
tanıdıklarını sanıyorlar. Kafaların da kalıplanmış Sünni Mevlana var.
Araştırmıyorlar… Okumuyorlar… Mevlana’yı hiç bilmiyorlar… Bilselerdi, er’i
er’den seçmezlerdi. (…)
tanıdıklarını sanıyorlar. Kafaların da kalıplanmış Sünni Mevlana var.
Araştırmıyorlar… Okumuyorlar… Mevlana’yı hiç bilmiyorlar… Bilselerdi, er’i
er’den seçmezlerdi. (…)
Aleviler bu kafa
ile hareket ettikleri taktirde bir gün tarihin sayfalarında yok olup
gideceklerdir. İşte asimilasyon da budur. Bizler sadece ve sadece geleneksel
olan, yaşanan şekliyle Aleviliği geleceğe taşımaya çalışıyoruz.” [İmla hataları yazının aslındadır-AK]
ile hareket ettikleri taktirde bir gün tarihin sayfalarında yok olup
gideceklerdir. İşte asimilasyon da budur. Bizler sadece ve sadece geleneksel
olan, yaşanan şekliyle Aleviliği geleceğe taşımaya çalışıyoruz.” [İmla hataları yazının aslındadır-AK]
O
halde böyle düşünen zatı muhtereme biz de şu soruları sormalıyız: Bu
geleneksellik bugüne kadar vardı; yolun mürşidi, piri, dedeleri, babaları
bilmiyordu da bir tek siz mi biliyordunuz? Konu üzerine o kadar araştırma
yapmış kişiler bilmiyor da siz mi biliyorsunuz?
halde böyle düşünen zatı muhtereme biz de şu soruları sormalıyız: Bu
geleneksellik bugüne kadar vardı; yolun mürşidi, piri, dedeleri, babaları
bilmiyordu da bir tek siz mi biliyordunuz? Konu üzerine o kadar araştırma
yapmış kişiler bilmiyor da siz mi biliyorsunuz?
Konya
Valisi Osman Aydın’ın, 1-17 Aralık 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen
Mevlana’nın 735. “Vuslat Yıldönümü”
etkinliklerinin üçüncü gününde, Nevşehir Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun, semah
gösterisi yapacağını açıklaması üzerine Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma
Merkezi (SÜMAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler şunu söyledi:
Valisi Osman Aydın’ın, 1-17 Aralık 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilen
Mevlana’nın 735. “Vuslat Yıldönümü”
etkinliklerinin üçüncü gününde, Nevşehir Hacıbektaş Semah Topluluğu’nun, semah
gösterisi yapacağını açıklaması üzerine Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırma
Merkezi (SÜMAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler şunu söyledi:
“Mevlevi
semasıyla, Alevilerin semahı aynı ritüellerde örtüşür. Her ikisinin de
felsefesi aynıdır. Bizim burada karşı olduğumuz semah gösterisi değil. Mevlana
etkinliklerinde Mevlana dışında farklı uygulamaların yer almasıdır. Bugün semah
olur yarın başka bir şey. Bunun önü alınmaz. Sempozyum, sergi, konser, panel
hangi etkinlik olursa olsun Mevlana ile örtüşmelidir. Mevlana ile örtüşmeyen
hiçbir program bu etkinlikler kapsamında düzenlenmemelidir.”
semasıyla, Alevilerin semahı aynı ritüellerde örtüşür. Her ikisinin de
felsefesi aynıdır. Bizim burada karşı olduğumuz semah gösterisi değil. Mevlana
etkinliklerinde Mevlana dışında farklı uygulamaların yer almasıdır. Bugün semah
olur yarın başka bir şey. Bunun önü alınmaz. Sempozyum, sergi, konser, panel
hangi etkinlik olursa olsun Mevlana ile örtüşmelidir. Mevlana ile örtüşmeyen
hiçbir program bu etkinlikler kapsamında düzenlenmemelidir.”
Demek
ki Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler semahı Mevlana ile örtüştürmüyor. Peki, biz
niye örtüştürmeye çalışıyoruz?
ki Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler semahı Mevlana ile örtüştürmüyor. Peki, biz
niye örtüştürmeye çalışıyoruz?
Şimdi
burada sormazlar mı Şeb-i Arûz töreninde semah dönülmesine tahammül etmeyen –kaldı
ki gerekçeleri bizce de haklı– görüşleri hiç mi görmüyorsunuz, duymuyorsunuz?
Görüyor ya da duyuyor da işinize mi gelmiyor?
burada sormazlar mı Şeb-i Arûz töreninde semah dönülmesine tahammül etmeyen –kaldı
ki gerekçeleri bizce de haklı– görüşleri hiç mi görmüyorsunuz, duymuyorsunuz?
Görüyor ya da duyuyor da işinize mi gelmiyor?
Tek
Tip Semah
Tip Semah
Cemevlerinde
yapılan semahların tek tipleştirilmesi daha net ortaya çıkıyor. Özellikle büyük
kentlerdeki cemevlerinde üç ya da dört tane popüler olmuş semah dönülüyor. Urfa
Semahı, Kırat Semahı, Erzincan Kırklar Semahı, Sivas Kırklar Semahı, Tahtacı
Semahı gibi belli başlı üç beş tane semah var.
yapılan semahların tek tipleştirilmesi daha net ortaya çıkıyor. Özellikle büyük
kentlerdeki cemevlerinde üç ya da dört tane popüler olmuş semah dönülüyor. Urfa
Semahı, Kırat Semahı, Erzincan Kırklar Semahı, Sivas Kırklar Semahı, Tahtacı
Semahı gibi belli başlı üç beş tane semah var.
Bunları
yaparak bölgesel farklılıkları biz ortadan kaldırıyoruz, tek tipleştiriyoruz.
Örneğin, Erzincanlı kalkıyor Urfa semahını dönüyor, Tokatlı kalkıyor Sivas
semahını dönüyor…
yaparak bölgesel farklılıkları biz ortadan kaldırıyoruz, tek tipleştiriyoruz.
Örneğin, Erzincanlı kalkıyor Urfa semahını dönüyor, Tokatlı kalkıyor Sivas
semahını dönüyor…
Ben,
“bir bölgenin insanı bir başka bölgenin
semahını dönmesin” manasında söylemiyorum, ama Tokatlının kendi semahını
döndüğü anda aldığı hazzı, ben Sivaslı olarak alamıyorum. Bu durumda “Sizin semahınız bana bu hazzı vermiyor”
demeye de hakkım yok, çünkü bu semahı onlar taşımış ve yaşatmış; tabii ki onlar
alacak bu hazzı…
“bir bölgenin insanı bir başka bölgenin
semahını dönmesin” manasında söylemiyorum, ama Tokatlının kendi semahını
döndüğü anda aldığı hazzı, ben Sivaslı olarak alamıyorum. Bu durumda “Sizin semahınız bana bu hazzı vermiyor”
demeye de hakkım yok, çünkü bu semahı onlar taşımış ve yaşatmış; tabii ki onlar
alacak bu hazzı…
Semahı,
büyük kentlerde tek tipleştirmeye doğru götürdüğümüz için bu tek tipleştirme de
asimilasyona ciddi anlamda hizmet ediyor. Cemevlerinde hem zâkirlik yapan hem
de semah hizmeti yapan arkadaşlarımıza özellikle şunu söylüyoruz:
büyük kentlerde tek tipleştirmeye doğru götürdüğümüz için bu tek tipleştirme de
asimilasyona ciddi anlamda hizmet ediyor. Cemevlerinde hem zâkirlik yapan hem
de semah hizmeti yapan arkadaşlarımıza özellikle şunu söylüyoruz:
“Bu tek
tipleştirme sevdasından vazgeçin! Anadolu’dan Balkanlar’a bu coğrafyada yapılan
çalışmalara bakın ve bu farklılıkları buraya yansıtın. Cemevlerinde semahlar
yapılacaksa –ki yapılıyor zaten– bu farklılıkları buraya yansıtın. Yansıtmazsak
ciddi anlamda bir kültürel katliam ile karşı karşıya kalmış olacağız. Çok
önemli zenginliklerimizi yok edeceğiz.”
tipleştirme sevdasından vazgeçin! Anadolu’dan Balkanlar’a bu coğrafyada yapılan
çalışmalara bakın ve bu farklılıkları buraya yansıtın. Cemevlerinde semahlar
yapılacaksa –ki yapılıyor zaten– bu farklılıkları buraya yansıtın. Yansıtmazsak
ciddi anlamda bir kültürel katliam ile karşı karşıya kalmış olacağız. Çok
önemli zenginliklerimizi yok edeceğiz.”
Semah
çalışmaları yapan arkadaşlarımızın çalışmaları geleceğe taşınacak, onun için “Ben bu kadarını biliyorum” deyip işin
kolay tarafına kaçmamaları gerekiyor.
çalışmaları yapan arkadaşlarımızın çalışmaları geleceğe taşınacak, onun için “Ben bu kadarını biliyorum” deyip işin
kolay tarafına kaçmamaları gerekiyor.
İnsan
bilmediği şeye düşman olur. Biz, az bilgimizle birçok şeye düşman oluyoruz. Az
önce kendi içimde yaşadığım dönüşümleri anlattım. Yirmi beş sene önce semaha
başka türlü bakıyordum, bugün başka türlü bakıyorum. Yirmi beş sene önce semahı
bir sahne sanatı olarak değerlendiriyordum, bugün semahların özüne dönülmesi
gerektiğini düşünüyorum.
bilmediği şeye düşman olur. Biz, az bilgimizle birçok şeye düşman oluyoruz. Az
önce kendi içimde yaşadığım dönüşümleri anlattım. Yirmi beş sene önce semaha
başka türlü bakıyordum, bugün başka türlü bakıyorum. Yirmi beş sene önce semahı
bir sahne sanatı olarak değerlendiriyordum, bugün semahların özüne dönülmesi
gerektiğini düşünüyorum.
Hiçbir
topluma ve inanca benzemek zorunda değiliz. Hiçbir toplum bizi sevmek zorunda
değil. Hiçbir topluma yaranmak için kendi kültürümüzden, inancımızdan ödün
vermek zorunda değiliz. Biz ne isek o olduğumuzu her alanda söylemeliyiz.
Eksiğimiz de fazlamız da bize ait…
topluma ve inanca benzemek zorunda değiliz. Hiçbir toplum bizi sevmek zorunda
değil. Hiçbir topluma yaranmak için kendi kültürümüzden, inancımızdan ödün
vermek zorunda değiliz. Biz ne isek o olduğumuzu her alanda söylemeliyiz.
Eksiğimiz de fazlamız da bize ait…
Cemevlerindeki
arkadaşlarımız, yaptıkları dernek etkinliklerinde Aleviliği sadece semah olarak
algılayıp, semah kursu veriyor. Birçok kurumumuz ne yazık ki iki tane ders
veriyor: Birincisi bağlama, ikincisi semah dersi… “Semah dersi” ya da “semah
kursu” diyorlar; öncelikle semahı kurs olmaktan, kurtarmak lazım…
arkadaşlarımız, yaptıkları dernek etkinliklerinde Aleviliği sadece semah olarak
algılayıp, semah kursu veriyor. Birçok kurumumuz ne yazık ki iki tane ders
veriyor: Birincisi bağlama, ikincisi semah dersi… “Semah dersi” ya da “semah
kursu” diyorlar; öncelikle semahı kurs olmaktan, kurtarmak lazım…
Yirmi
beş yıl önce ihtiyaçtı ve semah ekipleri gerekiyordu. Bugüne geldiğimizde semah
ekipleri ihtiyaç olmaktan çıktı. Semahın, cemin, ibadetin, görgünün, ikrarın ne
olduğunu biliyoruz artık. Bu dönemde bunu ısrar etmek, haksızlık gibi geliyor.
beş yıl önce ihtiyaçtı ve semah ekipleri gerekiyordu. Bugüne geldiğimizde semah
ekipleri ihtiyaç olmaktan çıktı. Semahın, cemin, ibadetin, görgünün, ikrarın ne
olduğunu biliyoruz artık. Bu dönemde bunu ısrar etmek, haksızlık gibi geliyor.
Semahı
gerçek yerinde, yani cemlerde dönmeliyiz. Bunu yapmazsak bu konuları tekrar
tekrar konuşuruz.
gerçek yerinde, yani cemlerde dönmeliyiz. Bunu yapmazsak bu konuları tekrar
tekrar konuşuruz.
Semahta
Ritim Tutma, Alkış Çalma
Ritim Tutma, Alkış Çalma
Yine
tartışmalı konulardan birisi alkış çalma konusudur. En çok karşı çıkılan
konulardan birisidir. Ama bazı bölgelerimizde örneğin Denizli’de bu uygulamaya
rastlanmaktadır. Yine Tahtacıların Mengi
dedikleri semahta elle tempo tutulmaktadır. Bu durum alkış çalma ile
karıştırılmamalıdır.
tartışmalı konulardan birisi alkış çalma konusudur. En çok karşı çıkılan
konulardan birisidir. Ama bazı bölgelerimizde örneğin Denizli’de bu uygulamaya
rastlanmaktadır. Yine Tahtacıların Mengi
dedikleri semahta elle tempo tutulmaktadır. Bu durum alkış çalma ile
karıştırılmamalıdır.
Semahta
coşku esnasında kişi kendinden geçtiğinde neler yapabileceğini kim bilebilir.
Semaha kalkan canın coşkusu, kurallar altına alınabilir mi? Semahtaki can Hak’la
Hak olmuş, bunun şekli şemalı olur mu?
coşku esnasında kişi kendinden geçtiğinde neler yapabileceğini kim bilebilir.
Semaha kalkan canın coşkusu, kurallar altına alınabilir mi? Semahtaki can Hak’la
Hak olmuş, bunun şekli şemalı olur mu?
Resmi
ideolojinin dini, ibadeti kurallarla örülüdür. Kişinin nasıl ibadet edeceği bu
kurallar çerçevesinde belirlenmiştir.
ideolojinin dini, ibadeti kurallarla örülüdür. Kişinin nasıl ibadet edeceği bu
kurallar çerçevesinde belirlenmiştir.
Bu
resmi ideolojinin etkisi altında kalan Aleviler de ibadetlerini belli kurallara
oturtma sevdasında olduğundan, semahta tempo tutma gibi uygulamaları kendilerine
yakıştıramamaktadırlar.
resmi ideolojinin etkisi altında kalan Aleviler de ibadetlerini belli kurallara
oturtma sevdasında olduğundan, semahta tempo tutma gibi uygulamaları kendilerine
yakıştıramamaktadırlar.
Cemlerde
demin yasaklandığı gibi semahlarda da el çırpma yasaklanmaktadır. Dolayısıyla bu
kendisine yabancılaşmaktır.
demin yasaklandığı gibi semahlarda da el çırpma yasaklanmaktadır. Dolayısıyla bu
kendisine yabancılaşmaktır.
Kendisine
yabancılaşmayan, başkalarına benzemeye çalışmayan bir toplum inanç ve kültürünü
geleceğe taşır.
yabancılaşmayan, başkalarına benzemeye çalışmayan bir toplum inanç ve kültürünü
geleceğe taşır.
Hepinize
aşk-ı niyazlarımı sunuyorum. Eyvallah…
aşk-ı niyazlarımı sunuyorum. Eyvallah…