Benim Blog

WhatsApp_Görsel_2023-07-05_saat_17.02.15-removebg-preview

Merhabalar kıymetli dostlarım, bu etkinliğimizde yanımızda olduğunuz ve bize katkılarınızla güç verdiğiniz için öncelikle hepinize çok teşekkür ederim.

Değerli dostlarım,

Sivas, Madımak Katliamının üzerinden otuz yıl geçti. Otuz yıl önce, 2 Temmuz 1993 tarihinde otuz üç can; otuz üç aydın, yazar, şair ve genç Sivas’ta devletin askeri, polisi, valisinin gözü önünde katledildi. Madımak Katliamı olarak tarihe geçen bu vahşette, iki otel görevlisi ve iki de saldırgan hayatını kaybetti.

Tanıkların anlatımıyla “Sivas Katliamı, Onlar Işık Oldular” belgesel kitabımızı yirmi yıl önce, Sivas, Madımak Katliamının onuncu yılında yayına hazırladık ve yayınladık. Amacım, bu kitap çalışmamızın hikayesini uzunca anlatmak değil. Bu çalışmamızın amacını, kitabımızın birinci baskısında yazdığımız sunuş yazısında ayrıntılı olarak yazdık. Merak eden canlar oradan okuyabilir.

Bugün, ayrıntılara girmeden bu kitabı hazırlama amacımı sizlerle paylaşmak, muhabbet etmek istedim. Birinci baskıdaki sunuş yazısında böyle bir kitaba neden ihtiyaç duyduğumuzu şu cümlelerle ifade etmiştik:

“Tek sözle, ölenler yaşarken yoldaşımızdı; Yanarken hepimize ışık olmuşlardı. Ölümlerinin üzerinden on yıl da geçse, o ışık bize yol gösteriyor. Bu çalışmayı onların anısına gerekli gördük.(…)

Sivas Katliamı üzerine onca kitap yazılmışken, Alevi hareketinde çıkartılması gereken sonuçlar ve alınması gereken dersler üzerine kafa karışıklığı sürüp gittiği için bu çalışmayı gerekli gördük.(…)

Sivas Katliamı yalnız Alevileri değil, Türkiye işçi sınıfını, tüm ilerici aydınları sindirmeyi ve burjuvazinin önünde boyun eğdirmeyi amaçladığı için hepimizi ilgilendiren kafa karışıkları olduğu için gerekli gördük.(…)

Bu gerekçelerle, olaylarla ilgili belgelere ve teknik bilgilere boğulmamış, olayların içinde yer almış kişilerin on yıl sonra geriye bakmasına, tarihe tanıklık etmesine dayanan özgül anlatımlarını, tüm farklılıkları, çelişkileri ve zenginlikleri ile okuyucuya sunmayı amaçlayan bir çalışma yaptık.”(…)

Çalışmaya katılanların bazısı ile yüz yüze ya da telefonda görüşme yapmak ve konuşma içinde ek sorular sorarak sohbeti zenginleştirme olanağı bulduk.

Katılımcılara aşağıdaki soruları sorduk:

1. 2 Temmuz 1993 tarihinde Türkiye insanlık tarihinin vahşet günlerinden birini yaşadı. Siz de bugünlere tanıklık edenlerdenseniz. Bize o gün yaşamış olduğunuz vahşet anlarını anlatır mısınız?

2. Şeriatçılar ve o günkü yöneticiler olayların çıkmasında Aziz Nesin’i suçladı. Aziz Nesin kışkırtıcı ve tahrik edici ilan edildi. Sizce Aziz Nesin meselenin neresindedir, asıl mesele nedir?

3. Mahkeme süreci ve sonucu ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

4. O günden bugüne Türkiye’deki yaşanan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? On yıl içinde değişen, “gelişen” şeyler nelerdir?

Bu sorulara verilen bireysel yanıtlar ve katkılar bir araya getirilince, bu çalışma kolektif bir özellik kazandı. Çalışmanın bütününün, Sivas Katliamı üzerine on yıl sonraki kolektif bilinci, eksikleri ve yanlışlıkları ile doğru yansıttığı kanaatindeyiz.(…)

Kitabın sonunda iki ek koyduk.

Aziz Nesin’in, Geleneksel Dördüncü Pir Sultan Kültür Etkinlikleri çerçevesinde, katliamdan bir gün önce Kültür Merkezinde yaptığı konuşmayı ekledik. Bilindiği gibi bu konuşma hem gericiler hem de siyasetçiler, sorumlu devlet memurları ve hatta mahkeme tarafından, Sivas olayını tahrik eden konuşma olarak suçlanmıştı.(…)

Yazar, Rıza Yürükoğlu’nun Sivas olaylarından yaklaşık bir yıl sonra, Refah Partisinin yerel seçim başarısı üzerine yazdığı ve Kervan dergisinin Mayıs 1994 sayısında yayınlanan, “İslamcı Siyasal Harekete Karşı Halkın Aktif Birliğini Sağlamak Tarihsel Bir Görevdir” adlı yazısını da tarihi bir belge olarak ekte sunuyoruz.”

İkinci Basım Hakkında

Haziran 2012 yılında ikinci baskısını yaptığımız kitabımızın sunuş yazısında dönemin gelişmelerine değinmiş; Sivas Katliamının “on beşinci yılında kimler ne dedi” başlığıyla o dönem medyada yazılanları kitaba almıştık.

İkinci bakıya sunuş yazımızda sürece dair şu bilgileri paylaşmıştık:

“Sivas Kıyımından sonra Madımak Oteli tadilat edilip yeniden hizmete açıldı. Tadilat edilen otelin lokanta bölümünün kebapçı olması mağdur aileleri çileden çıkartmaya yetti. Bunun üzerine Madımak Oteli’nin akıbetinin ne olacağı en çok konuşulan ve tartışılan konulardan biri oldu.(…)

Sivas Valisi Ali Kolat basına yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘İlk olarak orada vefat edenlerin anısına yer vermek istiyoruz. Onların anılarını yaşatacağız. İlimizin çocuk kütüphanesi eksikliği vardı. Giriş bölümü çocuk kütüphanesi olarak düzenleniyor. Bir katında ise bilim sanat merkezi olacak.’(Radikal, 5 Nisan 2011.) (…)

Bu süreçte konu özelinde yaşanan bir başka önemli olay da Sivas Şehitleri Anıt Mezarı ve PSAKD Genel Merkezine ardı ardına yapılan saldırıların olması. Gerek Madımak Oteli’nin “müze” olması konusu gerekse Sivas Davasının takipçiliği ve Alevi toplumunun demokratik talepleri konularında PSAKD’nin vermiş olduğu mücadele gerici güruhu ve tabii ki olayı tertip edenleri bir hayli rahatsız ettiği yaptıkları bu eylemlerde aşikârdır.”(…)

Usta tiyatrocu Genco Erkal, Türkiye ve yurtdışında on binlerce kişi tarafında ilgiyle izlenen ‘Sivas 93’ adlı tiyatrosunu hazırlarken ‘Onlar Işık Oldular’ adlı bu kitabımızı kaynak olarak kullandı. Oyun içerisindeki birçok konuşma (replik) ve anlatım, bizim söyleşilerden alınmış. Oyunu izlediğimde yaşadığımız dönemi kayıt altına almış olmakla doğru bir iş yapmış olduğumu daha iyi anladım. Bu çalışma daha şimdiden amacına ulaşmıştır.”

Üçüncü Basım Hakkında

Değerli konuklar, kitabımızın üçüncü basımını bu yıl Temmuz ayında yaptık. Bu baskımızda bazı değişiklikler yaptım.

Kitabımızın genişletilmiş ikinci baskısında “Sivas Katliamının on beşinci yılında kimler ne dedi” başlığında birçok kurum yöneticilerinin ve yazarların görüşlerinin yer aldığı bir bölüm eklemiştim. Kitabımızın bu üçüncü basımında, bahsi geçen bölümün önemli bir kısmını çıkardım.

Kitabımızın bu basımına yeni bir bölüm ekledik. “Genişletilmiş üçüncü baskıya ekler” olarak adlandırdığımız bu bölümü, Sivas Katliamına dair değişik tarihlerde yazmış olduğum yazılardan oluşturduk.

Bu kitabı yeniden yayınlamaktaki amacımız tabii ki, öncelikli olarak yaşanan bu dramın, yaşananların unutulmamasıdır. Amacımız, unutturmamaktır.

Gündeme Dair Birkaç Cümle

Sivas, Madımak Katliamcılarından Hayrettin Gül, 5 Eylül günü Cumhurbaşkanı tarafından affedildi. İdama mahkûm edildikten sonra cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmiş olan Hayrettin Gül’ün affedilmesine, “Sürekli Hastalık” gerekçe gösterildi.

Bu kararla amaçlanan, yarın, 14 Eylül 2023 Perşembe günü saat 14.00’te Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek olan “Firari Sanıklar” yönünden devam eden Madımak Katliam davası mahkeme heyeti üzerinde bir baskı oluşturmaktır.

“Madımak Katliam”ı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz, cezanın indirimi ve affı da olmaz.

ÇEDES Nedir?

Kısa adı ÇEDES olan, Çevreme duyarlıyım, değerlerime sahip çıkıyorum projesi; 3 Kasım 2021 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan bir protokol.

ÇEDES projesi ile sağlık alanında olduğu gibi, vaiz, imam hatip ve Kur’an kursu öğreticilerinin, ilahiyat fakültesi mezunlarının eğitim kurumu olan okullarda ‘manevi danışman’ olarak görev yapmaları amaçlanmaktadır.

Bu protokol ile Laikliğe bir darbe daha vurulmak amaçlanmaktadır. Bu nedenle, Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve veli derneklerinin öncülüğünde Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ÇEDES projesinin iptali ve laik eğitim için 16 Eylül’de İzmir’de Gündoğdu Meydanında “Eşit Yurttaşlık Mitingi” yapılacak.

Bugün Neler Yapmalıyız

Değerli konuklar,

Süreçle ilgili bu bilgileri aktardıktan sonra bugün neler yapmalıyız üzerine kısaca bira kaç şey söylemek isterim.

Sürekli hükümetin ya da benzeri grupların, belirlemiş olduğu gündemin peşine takılıp gitmekten artık vazgeçmeliyiz. Tüm demokratik örgütlülüğümüz kendi gündemini yaratabilmeli ve kendi gündemiyle demokrasi mücadelesinde ileri gitmelidir. Aksi durumda başkalarının getirmiş olduğu, önüne koyduğu yapay sorunlar karşısında laik seküler yaşamı, demokrasiyi isteyen kesimler örgütlenmede sıkıntılar yaşayacaktır.

Bugün elimizde çok güçlü olanaklarımız var. Çok güçlü iletişim ağlarımız var. Geçmişteki gibi değiliz. Bugün mevcut olan durumu lehimize çevirebiliriz.

Değerli canlar,

Yaşadığımız bu sorunları çözmek istiyorsak, yaşadığımız süreci iyi anlayıp, hatalarımızdan ders almasını bilmeliyiz.

Demokrasi ve laikliği savunmak, bu değerlere sıkı sıkıya sarılmak günümüzde daha da önemli hale gelmiştir.

Kıymetli canlar,

Son yedi aydır ülke, yaşanan depremlerin etkisi ile ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik alanlarda dibe vurmuş durumda. Gelen ağır vergilerle, yaşanan ekonomik sıkıntılar, daha da artarak toplumun tüm kesimini darboğaza sürüklemektedir.

İktidar, muhalif kesimleri sindirmek için, elindeki tüm gücünü sonuna kadar kullanıyor, kullanmaya da devam edecek. Muhalif gazeteciler tutuklanarak, muhalif olan kesime gözdağı verilmektedir.

Bu nedenle, toplumun tüm kesimleri, devlet tarafından dışlanan, ötekileştirilen kimler varsa birlikte mücadele etmeliyiz. Ancak böyle demokratik haklarımızı elde edebiliriz. Bunun dışında harcayacağımız tüm enerji boşa gidecektir.

Bu etkinlikte bizimle gönül birlikteliği yaptığınız için hepinize tekrar tekrar teşekkür eder, saygılar sunarım. Muhabbetle.

Ahmet Koçak,
Altınoluk, 13 Eylül 2023.

Etkinlikten Kareler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir