Alevi Kültür Derneği Küçükkuyu Şubesinin öncülüğünde 21 Aralık günü yapılan Maraş Katliamını anma günü Alevi çatı kurumlarının ortaklaşa hazırladığı “Basın Açıklamasını” yayınlıyoruz.
Ahmet Koçak
***
Maraş Katliamı Basın Açıklaması: Basına ve Kamuoyuna
19
Aralık 1978 günü başlayıp tam bir hafta süren ve insanlık tarihinin en kara
günlerinden biri olarak tarihe geçen Maraş Katliamının 44.yılında katledilen
canlarımızı bir kez daha anıyor ve anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.
Resmi
rakamlara göre 120, gerçekte ise çok daha fazla insanın korkunç yöntemlerle
katledildiği yüzlerce insanın yaralandığı, binlerce insanın toprağını terk
etmek zorunda kaldığı Maraş katliamı bir Alevi Katliamıdır ve hala “Türkiye’nin
Kara Kutusu” olma özelliğini korumaktadır.
Maraş
Katliamının üzerinden 44 yıl geçti. Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni”
düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçları olan
bir katliamdır. Maraş Katliamı noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış, planlı
ve örgütlü bir saldırıydı. Katliamın her bir evresi ve olası sonuçları en ince
ayrıntılarına kadar hesaplanmış ve özel harp dairesi ile devlet içinde
yuvalanmış çetelerin bizzat rol oynadığı bir katliamdır. 7-8 gün süren katliam
süresince devlet hiçbir müdahalede bulunmamış ve adeta birçok legal ve illegal
birimleri ile katliama katkı sunmuştur.
Bütün
bunlara rağmen 44 yıl boyunca katliamın arkasındaki güçler ve katliam sırasında
bizzat rol oynayan kurum ve tetikçiler açığa çıkarılmamış ve katliam tüm
yönleri ile aydınlatılmamıştır. Tersine birçok sorumlu ve tetikçiye devlet
kademelerinde çeşitli görevler verilmiş veya siyasette yükselip, milletvekili
yapılarak ödüllendirilmişlerdir. Maraş Katliamı, bugünkü Türkiye’nin yollarını
döşeyen, yaşanılan her türlü sosyo-ekonomik, siyasal meselenin tam da
sonuçlarından biri olan tarihin en korkunç katliamlarından birisidir.
12
Eylül 1980 Askeri Faşist cuntasının iş başına getirilmesi ve dolayısı ile 24
Ocak Ekonomik Kararlarının herhangi bir muhalefete takılmadan hayata
geçirilmesi için planlanmış bir Alevi Katliamıdır. Dolayısı ile 12 Eylül’ün en
önemli sonuçlarından biri olan bugünkü AKP iktidarının da dolaylı sebeplerinden
birisi olmuştur. Maraş Katliamı milyonlarca insanı mağdur eden, binlerce
insanın katledilmesine yol açan darbenin öncesinde planlanan bu katliam,
yaşadığımız her derin toplumsal meselenin varlığını borçlu olduğu toplumsal bir
travmadır.
Maraş
Katliamının sorumlularını bilerek ve isteyerek ortaya çıkarmayan devlet ve
siyasal iktidarlar, Çorum, Sivas, Madımak, Gazi, Gezi, Suruç, Roboski,
Cezaevleri, Soma, Amasra ve adını sayamadığımız binlerce katliam ve cinayetin işlenmesine
de cesaret vermiştir. Nihayetinde de bu saydığımız hiçbir katliamla, faili
meçhul cinayetlerle, siyasi suikastlarla hesaplaşılmamıştır. Gelinen aşamada da
siyasal iktidarın böyle bir niyeti de yoktur. Gelinen aşamada hakkını
arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun,
insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz.
Biz
Aleviler olarak, Laik, demokratik, özgür bir ülkede herkesin eşit haklarla,
eşit koşullarda, barış içinde, birlikte, bir arada yaşama iradesinden ve
inadından vazgeçmeyeceğiz.
Bizler;
demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün, adaletin
yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşmenin şart olduğunu
düşünüyoruz. Türkiye Halkları ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçmişiyle,
tarihiyle, katliamlarla yüzleşmek zorundadır. Bu yüzleşme gerçekleşmeden bu
ülkeye demokrasi asla gelmeyecektir. Demokrasinin olmadığı bir yerde, barıştan,
özgürlüklerden ve en önemlisi yaşam hakkından ve hatta ekmek ve aştan bahsetmek
te mümkün olmayacaktır.
Bizler
Maraş’ta kocasına “Beni sen öldür, onların eline bırakma” diyen Ümmühan
Doğan’ı, parçalandıktan sonra kazana atılıp, yakılan 14 yaşındaki Ali Tıraş’ı,
karnında 8 aylık bebeğiyle katledilen Esma Suna’yı, kendi düğün gününde öldürülen
Mehmet Ali’yi, Sivas’a türküleri ve semahlarından başka bir şey götürmedikleri
halde yakılarak katledilen otuz üç canımızı, Ankara’da barış istedikleri için
katledilen canları da katledenleri de bu katliamlara seyirci kalanları da
unutmadık. Katliamlardan hesap sormak yerine katilleri aklayanları ve
saklayanları da unutmadık.
Akıtılan
bunca kanın hesabı sorulana kadar, her alanda var olacağız. Bu ülkedeki farklı
inanç ve kültürlere mesafe koymadan, ötekileştirmeden, bu kan gölüne çevrilmiş
topraklara barış, eşitlik ve adalet gelene kadar mücadelemize devam edeceğiz.
Laik
ve Demokratik Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Maraş
Katliamını unutmadık, unutturmayacağız!
Alevi
Bektaşi Federasyonu (ABF)
Alevi
Dernekleri Federasyonu (ADFE)
Hacı
Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV)
Avrupa
Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)
Alevi
Kültür Dernekleri (AKD)
Pir
Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)