Benim Blog

WhatsApp_Görsel_2023-07-05_saat_17.02.15-removebg-preview

Âşık Kul Hasan Gören, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin
Emir İlyas köyünde 1933 yılında doğdu. Babası Yetimi Hamit, köyün beş
kabilesinden biri ve tek Alevi kabilesi olan Fetilleler kabilesinden.

Kul Hasan aileye üç kız kardeşten sonra dâhil olur. Ve
kısa zamanda ailenin baş tacı edilir. Tek erkek evlat olduğundan
ayrıcalıklıdır. Kendi deyimi ile “haylaz” bir çocuktur.

Şiir ve müzikle, 6-7 yaşlarında iken, köye gelip giden
dedelerin ve ozanların muhabbetlerinde tanışır. Pir Sultan’dan, Şah Hatayi’den,
Seyit Nesimi’den şiirler öğrenir. Bu muhabbetlerde En-el Hak felsefesiyle,
insan sevgisiyle yoğrulur.

7 Ekim 1947 yılında evlenen ozanımızın dört kız, dört
erkek çocuğu vardır. 1960 yılında köyden ayrılır; önce Mersin’e, oradan da
Silifke’ye göçer. Aradığını burada bulamayan Kul Hasan, ömrünü noktalayacağı
Ankara’ya göçer.

Türkiye İşçi Partili (TİP) Yalçın Cerit ve Müşerref
Hekimoğlu’nun yardımıyla Ankara Devlet Tiyatrosu’nda gece bekçisi olarak işe
başlar. Yazdığı şiirlerden dolayı davalar açılır, yargılanır. Beraat etmesine
karşın dokuz yıl çalıştığı bu işyerinden tazminatı ödenmeden işten çıkartılır.

Vedat Dalokay zamanında Ankara Büyükşehir
Belediyesi’nde işe alınır. Emekli olana kadar burada çalışır.

Âşık Kul Hasan’ın yayınlanmış iki kaseti var. “Bana
Bana” adlı ilk kasetini 1994 yılında Can Dost Müzik etiketiyle yayınlandı.
İkinci kaseti “Yana Yana” Ada Müzik tarafından 1995 yılında yayınlandı.

Âşık Kul Hasan, 2000 yılının sonbaharında Danimarkalı
sinema yönetmeni Elisabeth Rygård’ın yönettiği sanatçı Mazlum Çimen’in de rol
aldığı “Gönlümdeki Köşk Olmasa” (Omfavn mig måne) adlı filmde rol aldı. Âşık
Veysel rolünü oynadı.

Binin üzerinde şiiri bulunan ozanın tek şiir kitabı “Yirminci
Yüzyılın İnsanlarıyız” 2004 yılında Alev Yayınlarınca yayınlandı.

Şiirleri Kervan, PSAKD Dergisi, Dost Dost, Hacı Bektaş
Veli Kültür Araştırma Derneği Dergisi, Halk Ozanları Vakfı Dergisi, Halk
Ozanlarının Sesi ve Serçeşme gibi dergilerde yayınlandı. Halk Ozanları
Derneğinin Antolojisinde, Yenigün gazetesinde ve Atatürkçü Düşünce Derneği
Bültenlerinde de şiirleri yer aldı.

Kul Hasan’ın “Bana Bana” adlı ilk kaseti ve “Yirminci
Yüzyılın İnsanlarıyız” adlı kitabını yayınlama mutluluğunu yaşadım. 2004
yılında yayına hazırladığım kitabına yazdığım sunuş yazısında şunları dile
getirmiştim:

“Âşık Kul Hasan çağdaş toplumcu halk ozanlarımızdan
biridir. Ozanlık geleneğinin usta-çırak ilişkisi içinde pişmiş, gelişmiş,
olgunlaşmıştır. Öte yandan 1960’larda Türkiye İşçi Partisinden başlayarak
günümüze dek nice sosyalist örgütlerin, devrimcilerin içinden bulunmuş, siyasi
görüş ve bilgisini pekiştirmiştir.

Kul Hasan yaşadığı çağı iyi kavramış, gündemi iyi
takip etmiş, meselelerin özünü iyi yakalamıştır. Zaten ozan olabilmenin başlıca
kıstasları arasında bunlar yok mudur?

Kul Hasan emekçidir. Kendisinin de içinde bulunduğu
toplumsal kesitin hissettiği bütün duygu ve düşünceleri şiirlerinde işlemiştir.
Bu yüzdendir ki, şiirleri içerik bakımından çok boyutlu ve zengindir.

Toplumsal, sosyal, siyasal konular başta olmak üzere;
Bâtıni-tasavvufi inanç, sevgi-sevda, gurbet gibi birçok konuyu şiirlerinde
işlediğini görmekteyiz.

Kul Hasan’ın arzusu, insanların kardeşçe, özgürce,
eşitçe yaşamasıdır. Zorbalık ve yobazlık en çok eleştirdiği ve karşı çıktığı
konulardır. Ezilenden yanadır Kul Hasan.

Kul Hasan halk şiiri türlerinden güzelleme, taşlama,
deyiş, düvaz-ı imam ve nefeslere onlarca örnek vermiştir. Maalesef Kul Hasan,
birçok halk ozanımız gibi hak ettiği yerde değildir.”

Evet, ne yazık ki, Kul Hasan da yeterince kadir,
kıymet görmedi. Âşık Kul Hasan, yetmiş yedi yaşında, 12 Mart 2010 yılında
Hakk’a yürüdü.

Ahmet Koçak




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir